The Dark One

Nesne #: SCP-4319

Nesne Sınıfı: Öklid

Özel Koruma Prosedürleri: 4x4 cm hacminde, demir kaplı ve sadece [Veri silindi] ile açılabilen kapısı olan, [Veri silindi] sıcaklıkta bir soğutucuda muhafaza edilmektedir. Bu hücre kapısı olmayan, demirden, 90x90 santimetrelik bir hücrenin içindedir. Hücerde yalnızca bir kamera bulunmaktadır ve havası vakumlanmıştır.

Açıklama: [Veri silindi] tarihinde Area-14 civarlarında, hava 38° iken SCP çalışanları tarafından bulunduktan sonra [Veri silindi] tarafından soğutuclu bir hücreye kondu.Veri silindi] nin anlattıkları:
- Onu odamın penceresinden dışarıyı izlerken fark ettim o karartıyı, ve dedim ki: Bu da ne?
Onu hapsedebilme düşüncesiyle yanımdaki masada duran şeffaf plastik taşıma kabını yanıma aldım. Odamdan hızlıca çıktım ve merdivenden inerken gördüğüm [Veri silindi] leri de yanıma alarak hemen dışarı çıktım.
Yanımda gelen (Veri silindi) leri önden gönderdim o şeyi yakından incelenmesi için. O şey hiçlik gibiydi, sadece hiçlik. [Veri silindi] ler o şeyin güvenli olduğunu haber verdiler ve ben çabucak onun yanına gittim. Elimi uzatmaya çalıştığımda manyetik bir alan beni itiyor gibiydi ve elimi çektiğimde çok güç harcamış olduğumu fark ettim.
O şeyi elimdeki kaba sokmaya çalıştım. İçinden geçiyordu. Aklıma nereden geldi bilmiyorum ama (Veri silindi) lerden birini odamdaki soğutucuyu getirmesi için görevlendirdim. Soğutucu 5 dakika ardından elimdeydi.
[Veri silindi] ile soğutucuyu açıp o şeye doğru yaklaştırdım. Soğutucu onu içine çekiyordu. Yaklaştıkça çığlığımsı bir ses başladı ve artarak devam etti, ve ayrıca içeri yaklaştıkça katı hale dönüşüyordu, Ama şeklini hatırlayamıyorum.
En sonunda tam olarak içeri girmeden önce ona dokundum. Kaç yıl geçse de o acı aklımdan çıkmayacak. Can havliyle hemen kapağı kapattım ve kilitledim. Elimdeki soğutucuyu [Veri silindi] ye verip onu hemen içeri götürmesini emrettim ve ben de arkalarından içeriye girdim. İçeride gördüğüm ilk [Veri silindi] ye soğutucunun dışına bir hücre yapılmasını emrettim ve ardından yere yığıldım.
Uyandığımda revirdeydim, sağ tarafımda bir boşluk hissettim. Baktığımda kolumun yerinde olmadığını gördüm.
Ardından solumda oturan doktor bana kolumun çürüdüğünü ve simsiyah olduğunu, ardından onu kesmek zorunda olduğunu anlattı.//

SCP-16 şu ana kadar hücreden hiç kaçma girişiminde bulunmadı. Hücresine 90 santimetre yaklaşan insanlarda kısa süreli baygınlık gözlendi.

Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 License